12. yüzyılda yaşamış büyük filozof… Çağdaşları O’na tasavvuf
konusundaki yetkinliğinden ötürü
‘Şeyhü’l Ekber’dediler. Dini ilimlerdeki yenileyici vasfını vurgulamak
için de ‘Muhyiddin’ namını verdiler.
Fikirleriyle yalnız çağdaşlarını değil, İslam dünyasında
ortaya çıkmış ve kimi günümüze kadar ulaşmış birçok düşünce ekolünü etkilemiş;
bu coğrafyadaki devlet geleneğine, sanata, edebiyata, mimariye, toplum
ilişkilerine, evren algılayışına ilişkin pek çok unsura yön vermiş bir önemli
kilometre taşı...
Endülüs’te vahded-i vücud düşüncesini temellendiren ve
doğuya doğru bir yolculuğa çıkan İbn Arabî, yolculuğu boyunca hem etkiledi hem
etkilendi. Uzun süren seyahatinin ardından Konya’ya ulaştı. Sadreddin
Konevi’yle görüştü. Orhan Gazi’nin İznik’te kurduğu medresenin ilk müderrisi
Davudu Kayserî, işe ilk olarak büyük mutasavvıfın Fususü’l Hikemi’ni şerh
ederek başladı. Düşünceleri, Mevlâna Celaleddin Rumî ve Yunus Emre’yle bu
coğrafyada iyice temellendi.12. yüzyılda ortaya çıkan bu büyük ilham, değerli
mutasavvıflar Ahmed Avni Konuk ve Ken’an Rifâi’de temsilini devam ettirerek
günümüze ulaştı.
PROGRAM
23 Mayıs Cuma – Açılış
CRR (Cemal Reşit Rey Konser Salonu)
Açılış konuşmaları
“İbn Arabî'yle "Zaman'ın Ruhu"nu Okumak”
“Reading ‘The Spirit of Time with İbn Arabî”
Prof. Dr. Mahmut
Erol KILIÇ
Marmara İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Türk ve İslâm Eserleri Müzesi Başkanı
“Hakîkatin temelleri ve Mârifetullahtaki rolü”
“The Basis of reality and Its Role and Gnosis”
Prof. Dr. Suad
el-HAKİM
Lübnan Üniversitesi Öğretim Üyesi
Lübnan
“Hayvanların İrfânı”
“The Wisdom of
Animals”
William CHITTICK
Stony Brook Üniversitesi
ABD
24 Mayıs Cumartesi
İTÜ (İstanbul Teknik ÜniversitesiTaşkışla Kampüsü)
1. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
“Şeyhü’l Ekber geleneğinde Nebi’ye Tâbî Olmak”
“The ittibâ' al-nabî
in the Akbarian tradition: The Qâb qawsayn of Jîlî”
Claude ADDAS
Araştırmacı Yazar
Fransa
“Ve O Adem’e bütün isimleri öğretti: İbn Arabî’ye göre
mânevi hilâfetin temeli”
“And He taught Adam
all the Names”: the foundation of the spiritual Califate,
according to ibn
‘Arabi”
Denis GRIL
De Provence Üniversitesi
Fransa
“Zıddıyla Yazmak: İbn Arabî Düşüncesinde Özgürlük”
“Writing Through
Contrariety: Freedom in İbn Ârabi Thinking”
Mohamed MESBAHI
Mohamef V Üniversitesi
Fas
2. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. James W. Morris
Bakri ALAUDDIN
Suriye
“Dinlerarası Diyalog: İslâmiyet ve Hristiyanlık; İbn Arabî
ve Meister Eckhart”
“Interreligious
Dialogue: Islam and Christianity, Ibn Arabi and Meister Eckhart”
Ghasem KAKAIE
Siraz Üniversitesi
İran
“Bilginin Geçmişi ve Geleceği: İbn Arabî’nin Eserlerinde
İrfani Bİlginin Zamanı”
“Past and Future of
Knowledge: The Time of Gnosis in Ibn Arabi’s writings”
Pablo BENEITO ARIAS
Sevilla Üniversitesi
İspanya
3. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. William C. CHITTICK
“Çin İslamiyeti’nde Varlığın Birliği (Vahdetü’l Vücûd)”
“The Oneness of
Being in Chinese İslam”
Sachiko Murata
Stony Brook Üniversitesi
ABD
“İbn Arabî Yeni Çağla buluşuyor mu? Çağdaş Batıda Tasavvuf
ve Tasavvuf Mâneviyatı: Beshara Hareket Örneği”
“Ibn ‘Arabi meets
New Age? Sufism and Sufi Spirituality in the Contemporary West: The Case of the
Beshara Movement”
Suha Taji FAROUKI
Exeter Üniversitesi
İngiltere
“Modern çağda tahayyül gücünü yeniden keşfetmek: İBN
ARABİ’YE GÖRE HAYALİN ONTOLOJİK VE EPİSTEMOLOJİK GERÇEKLİĞİ”
“Reinventing the
Power of Imagination in Modern Era: The Ontological and Epistemological Reality
of Imagination According to Ibn Arabî ”
Semih CEYHAN
TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ (TDV İSAM)
Türkiye
25 Mayıs Pazar
İTÜ (İstanbul Teknik ÜniversitesiTaşkışla Kampüsü)
1. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mahmut Erol KILIÇ
“Nasr Hamid Ebu Zeyd’in İbn Arabî ve Modernlik Üzerine
Görüşleri”
“Nasr Hamid Abu Zayd
on Ibn Arabi and Modernity”
Carl ERNST
North Carolina Üniversitesi
ABD
“ ‘Hayret!’: Bütünleşmeye Doğru Bir Paradigma Değişimi”
“‘O MARVEL!’: a
paradigm shift towards integration”
Stephen HIRTENSTEIN
Anka Yayınları Kurucu Direktörü ve Muhyiddin İbn Arabî
Derneği (MIAS) Dergi Editörü
İngiltere
“İlâhî Rahmetin
Araçları: İbn Arabî’nin Fütuhat-ı Mekkîye’sinde Yol’dan Hakikate”
“The ‘Instruments of Divine Mercy’
”: From the Path to the Real in Ibn ‘Arabi’s Meccan Illuminations”
James W. MORRIS
Boston Üniversitesi
ABD
2. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Carl W. ERNST
“İran’da İbn-I Arabi ve Okulu: Geçmiş ve Şimdi”
“Ibn Arabi and His
School in Iran Past and Present”
Shahram PAZOUKI
İran Felsefe Enstitüsü
“Birleşmiş Bir Dünya Görüşüne Doğru: Kürenin Merkezi ve
Merkezin Yokluğu”
“Towards a unified
worldview: The centre of the sphere and the absence of centre”
Pilar Garrido
CLEMENTE
Sevilla Üniversitesi
İspanya
Karim Douglas S.
CROW
Nanyang Teknoloji Üniversitesi
3. O T U R U M
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mustafa TAHRALI
“İbnü’l-Arabî’ye Göre Gerçek Mutluluğa Erişmenin Yolu:
Kimyâ-yı Saâdet”
“The
Path to achieve Real Happiness
According to İbn Arabî: The Alchemy of Happiness”
M. Mustafa
ÇAKMAKLIOĞLU
Erciyes Üniversitesi
Türkiye
Mustafa TAHRALI
Marmara Üniversitesi
Türkiye
“Kendini Bilen Rabbini Bilir: İbnü'l-Arabî’nin İnsan
Tasavvurunun Anlaşılması”
“He Who Knows
Himself Knows His Lord: The Understanding of the Concept of al-insan in İbn
Arabî”
Ekrem DEMİRLİ
İstanbul Üniversitesi
Türkiye
İbn Arabî
28 Temmuz 1165 tarihinde Endülüs’deki Mürsiye (Murcia)
şehrinde doğdu. Babası Ali b. Muhammed, Abbasi halifesi Müstencid-Billah’ın
kumandanı ve yöre valisi Muhammed b. Sa’d İbn. Merdeniş’in hürmet ettiği bir
kişi olup, aynı zamanda filozof İbn Rüşd’ün yakın arkadaşıydı. Amcası Ebu
Muhammed Abdullah b. Muhammed el-Arabî ve dayıları Ebu Müslim el-Havlanî ile
Yahya b. Yagan da devrin önemli sûfî ve siyasî şahsiyetleri içerisinde adları
geçen kimselerdir. İbn Arabî’nin yetişmesinde bu kişilerin tesirleri olduğu
yine kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır. O’nun görüşlerini takdir edenler,
tasavvufta otorite oluşunun kendisine “Şeyhü’l-Ekber”, dinî ilimlerde müceddid
(yenileyen) oluşunu da “Muhyiddin” lakaplarını vererek ifade etmek
istemişlerdir.
İbn Arabî’nin doğduğu dönemde
Mürsiye, Muvahhidler’in idaresi altında bulunmakta ve kumandan İbn Merdeniş
tarafından yönetilmekteydi. İbn Arabî sekiz yaşına gelinceye kadar Mürsiye
şehrinde ikāmet eden ailesi, bir süre sonra Endülüs’ün o sıradaki başşehri olan
İşbiliye’ye (Sevilla) göç etti. Bölgenin emiri Ebu Yakup el-Muvahhidî kültüre
önem veren bir devlet adamıydı; felsefe, tıp, astroloji ve edebiyata da özel
bir ilgisi vardı. İbn Arabî, İşbiliye’de böyle bir kültür ortamında bulûğ
çağlarında bir manevî işaretle inzivaya çekilip kendi iç âlemindeki hazineleri
ortaya çıkarmaya karar verdiğini, bazen on dört ay kadar süren bu halvet ve
riyazetlerin neticesinde mârifet kapılarının kendisine yavaş yavaş açılmaya
başladığını söyler.
İbn Arabî, ilk Kur’an derslerini
Ebu Abdullah el-Hayyat adlı bir kişiden aldı. Âlet ilimlerinin sûfî olmayan
kimselerden de alınabileceği görüşünde olduğundan İbn Hubeyş, İbn Ât, İbn Baki
ve İbn Vâcib gibi hadisçilerden hadis okudu. On sekiz yaşında iken Lahmî’den
kırâat-i seb’a, aşere ve takrib öğrenimi gördü. Kadı İbn Zerkün’un derslerine
uzun bir süre devam edip icâzet aldı. Bu suretle zâhirî ilimlerde yeterli
derecede eğitim aldıktan sonra mânevî ilimlerde derinleşmek üzere halvet ve
murâkabeye daha fazla yönelen İbn Arabî 1184 yılında seyrü sülûkunun henüz
başında iken bazı tasavvufî makamlara ulaştı. Yirmi altı yaşında iken
Ceziretü’l-hadra (Algeciras), Sebte (Ceuta), Fas ve Tilimsan yoluyla Tunus’a
giden İbn Arabî bir süre burada kalarak aralarında, daha sonra Fütûhâtü’l-Mekkiyye’yi
kendisine ithaf edeceği Şeyh Abdülaziz el-Mehdevî’nin de bulunduğu Sûfîlerle
görüştü. Merakeş’te iken aldığını söylediği manevî bir işaretle 1200 Doğu’ya
doğru yola çıktı. Mekke’ye kadar gidip ilk haccını yaptı. 1201’de Tunus’a
giderek Abdülaziz el-Mehdevî ile görüştü. Aynı yıl hacca gitmek üzere Mekke’ye
goğru yola çıktı. Halil kasabasındaki ikameti esnasında İbrahim Camii’nin imamı
Zahir el-İsfahani’den Hakim et-Tırmızi’nin eserlerini okudu. Bu arada Kâbe’yi
muhatap alarak yazdığı mektupları Tacü’r-resâ’il adlı kitabında topladı. Yirmi
üç yılda tamamlanan Fütûhâtü’l-Mekkiyye ilk defa burada yazmaya başladı.
İbn Arabî Mekke’de yaklaşık iki
buçuk yıl kaldıktan Musul’a geçti ve Musul’da üstadım dediği Hanefi ulemasından
Ahmet el-Mevsili el-Mukri’nin yanı sıra Ebu’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Feth ve Ali b.
Abdullah b. Cami gibi âlimlerle sohbette bulundu. Musul’da bir yıl kadar kalan
İbn Arabî, 1202 yılında Urfa, Diyarbakır, Sivas üzerinden Malatya’ya geldi.
Bağdat’tan bu yana Sadrettin Konevî’nin babası Mecdüddin İshak kendisine
refakat etmekteydi. Bu sırada ikinci defa Anadolu Selçuklu tahtına çıkan I.
Gıyâseddin Keyhüsrev eski dostu Mecdüddin İshak’ı Konya’ya çağırınca İbn Arabî
de onunla beraber Konya’ya gitti. İbn Arabî bir müddet daha Konya’da kaldı, bu
arada Evhadüddin Kirmânî ile görüştü. İbn Arabî, Halep ve Sivas’a yaptığı
seyahatlerden sonra 1218 Malatya’ya yerleşti. Dostu Mecdüddin İshak vefat
edince vasiyeti üzerine dul kalan hanımıyla evlendi.
Dımaşk’a yerleştikten sonra
kendisine vâkî olan mübeşşiratta, Hz. Peygamber’in elinde bir kitapla zuhur
ederek, “Bu elimdeki, hikmetlerin yuvalarını (füsûsü’l-hikem) gösteren bir
kitaptır, bunu al ve faydalanacak kimselere açıkla” dediğini nakleden İbn
Arabî, bu işaret üzerine Füsûsü’l-Hikem’I 1230 yılında burada telif etti. Daha
sonra zamanının büyük bir kısmını Fütûhâtü’l-Mekkiye’yi gözden geçirmeye ve
yeniden yazmaya ayırdı. İlk nüsha üzerine birçok ilâve ve tashih ihtiva eden bu
ikinci nüshayı vefatından bir yıl kadar önce tamamladı.
İbn Arabî, ilk evliliğini
İşbiliye’de iken yaptı. İkinci defa Mekke’de Haremeyn Emiri Yunus b. Yusuf’un
kızı ile evlendi. Bu evliliğinden Muhammed İmadüddin adındaki oğlu oldu. Üçüncü
evliliğini Malatya’da Sadrettin Konevî’nin dul annesi ile yaptı. Dördüncü
olarak Dımaşk Mâlikî kadısı Zevâvî’nin kızı ile evlendiği kaydedilmektedir.
22 Rebiülâhir 10 Kasım 1240
tarihinde Dımaşk’ta vefat eden İbn Arabî, Kasiyun dağı eteğindeki Salihiye
semtinde bulunan Kadı Muhyiddin İbnü’z-Zeki ailesinin kabristanına defnedildi.
İbn Arabî çok sayıda eser vermiş
bir müelliftir. Etrafındaki kişilerin talepleri üzerine eserlerinin bir
listesini çıkarmaya birkaç defa teşebbüs ettiğini, ancak bazı kimselere verilip
iade edilmeyen kitapları olduğundan ve geçmiş zamanla fazla meşgul olmayı doğru
bulmadığından bu listeleri tam olarak oluşturamadığını söyleyen İbn Arabî, ilk
liste çıkarma teşebbüsü olan el-Fihrist’te 248 kitabının adını zikretmiştir.
Vefatından yaklaşık altı yıl
kadar önce Eyyûbîlerden Gazi el-Melikü’l-Muzaffer Şehâbeddin’e verdiği el-İcâze’deki
ikinci listede bu sayı 289’an ulaşmaktadır. Her iki listedeki mükerrerler hariç
toplam 289 eserden ancak 98’i günümüze ulaşmıştır.
İbn Arabi’nin önemli bazı eserleri şunlardır:
Fütûhâtü’l-Mekkiyye: Müellifin en büyük ve en temel eseridir. Diğer
eserlerinin bu kitabın ilgili bölümlerinin birer zeyli olduğu söylenebilir.
İkinci defa bizzat kendi eliyle yeniden yazdığı otuz yedi ciltlik nüsha
İstanbul’da Türk ve İslâm Eserleri Müzesindedir.
Füsûsü’l-Hikem: Müellifin en önemli eserlerinden sayılır. Sadreddin
Konevî’nin eliyle yazılan ve müellifi tarafından görülen nüshası İstanbul İslâm
Eserleri Müzesindedir.
Cem ve’t-tafşîl fî esrâri’l-me’anî ve’t-tenzil: İbn-Arabî, Kehf
Sûresinin 60. âyetine kadar getirdiği bu tefsirin altmış dört cilt olduğunu
söyler. XX. Yüzyılın başına kadar mevcut olduğu rivâyet edilen eser halen
kayıptır.
Tedbîratü’l-ilâhiyye fî islâhi’l-memleketi’l-insaniyye: İbn Arabî
bu eserinde, Aristo’ya nisbet edilen siyasete dair bir eseri kendi sistemi
bağlamında yeniden kaleme almıştır. Eser Ahmed Avni Konuk tarafından tercüme ve
şerh edilmiştir.
Tercümânü’l-eşvâk: Altmış bir gazelle bunların şerhi olan
ez-Zehâ’ir ve’l-‘alak adlı eserini ihtiva eden bu kitap Reynold A. Nicholson
tarafından İngilizce’ye, Mahmut Kanık tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiştir.
İbn Arabî’nin basılan diğer bazı
eserleri de şunlardır: Risâletü’l-envâr,
İsfâr’an netâ’ici’l-esfâr, İsrâ’ile’l-makami’l-esrâ, Rûhü’l-kuds,
Tecelliyâtü’l-ilâhiyye, Anka’ü mugrib fî ma’rifeti hatmi’l-evliyâ’ve
şemsi’l-mağrib.
