|
TEZHİP ATÖLYESİ
Insanlık tarihi kadar eski bir maziye sahip olan süsleme,
ilk çağlardan bu yana topluluklar halinde yaşayan insanların, sosyalleşme
süreçlerinin temel taşı olmuştur. Mağara duvarlarından başlayan bu süreç,
çiziliş maksatları ne olursa olsun insanların içinde yaşadığı toplumun kendine
özgü zevk manevi değerlerinin şekillenmesiyle ortaya çıkar.
Geleneksel
sanatlarımızın orta asya dan anadolu topraklarına uzanan göç sürecindeki en
köklü sanat kolu tezhib sanatıdır. Asırlarca emek verilerek hazırlanan bu
eserler tezhib yaparken gösterilen sabır ve çabalar bu değerlere ilgi
gösterenlerin paylaştığı gurur ve mutluluktur.Kültürel geçmişimizde elyazması
kitapların ve hüsn-ü hat levhaların altın ve boya ile yapılan kenar
süslemelerine verilen isim olan tezhib, stilize ve yarı stilize doğadan
yorumlanmış motiflerle yapılan süslemelerdir.
Tezhibi
yapan kişi erkek ise,"müzehhib" bayan ise "müzehhibe"
olarak adlandırılır.
Stilize
ve yarı stilize motifler, renkler ve altın tezhib sanatını oluşturan desen ve
komposizyonlar üzerine yüklenen mana ve anlamlar simgesel olarak pek çok anlam
içerir.Tezhib de kullanılan mavi renk sonsuzluğu ve huzuru, altın güneşi, rumi
motifi kuş kanadını, hatai, penç bitkileri yuvarlak komposizyonlar dünyayı,
motiflerin komposizyon içindeki devamlı tekrarıda dünyanın devamlılığını ve
ritmini temsil eder.
•
Münevver Üçer
•
Günümüzde Türk Tezhib sanatının geldiği noktada,
eğitimci ve uygulamacı olarak değerli eserler vermekte olan Dr. Münevver
Üçer Kadıköy Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra, 1982 yılında Mimar Sinan
Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’ne girdi.
1988 yılında bitirdiği üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek
lisans programına girmiş “Rumî” teziyle mezun olmuştur. 1990 yılında Mimar
Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Sanatta Yeterlilik (Doktora)
Programı’nda eğitimine devam etmiş “Tezhib Sanatı’nda 16. yy. ve 18. yy.’da
Ekol Olmuş Sanatçıların Karşılaştırılması” teziyle mezun olmuştur. 1992-93
yılında da Mimar Sinan Üniversitesi’nde Tezhib dersleri vermeye başlamış, 1995
yılında ise Tezhib, Hat, Minyatür ve Ahşap Boyama derslerinin verildiği “Atölye
Kaya ve Münevver Üçer” adındaki çalışma yerini eşiyle birlikte açtı.
Topkapı Sarayı kalemkârlarından Nakkaş Hamit Üçer’den babadan oğula geçen bir
jenerasyonla kurulan Atölye, geleneksel sanatlara gönül veren herkesi çatısı altında
topluyor. 1984 yılında Kültür Bakanlığı’nın Topkapı Sarayı’nda açtığı Tezhib
kursunu da bitirmiş olan Dr. Münevver Üçer pek çok sergiye katılmıştır.
“Bir kurallar bütünü olan Tezhib Sanatı’nda tasarım, uygulama ve yazıya
yakışanı yapmak, komple bir sanatçı olmayı gerektiriyor.” diyen Münevver
Üçer, geçmişte Tezhibi oluşturan pek çok unsurun ayrı ayrı kişiler
tarafından Nakkaşhane’de uygulandığını, bugün ise Tezhibi yapacak sanatçının
bütün bu unsurları tek başına gerçekleştirdiğini ifade etmektedir. Ve, bu
sebepledir ki sanatçı; “Zor ve sabırlı bir çalışma isteyen Tezhib Sanatı’nı
icra etmek takdir gerektirir.” demektedir.
|